26 Aralık 2009 Cumartesi

paradoksun anlamını tam çözemeyen.

hayallerim yüzünden harcanmak istemem.
ama eğer illa harcancaksam, bu, hayallerimden olsun. başka bişeyden değil.
paradoksumu seveyim.
sadece
şarkılar fazla güzel.
renkler de öyle...

13 Aralık 2009 Pazar

"bizleri içimizdeki yeni ufuklara doğru sürekli yönlendiren düşlerimiz...ne kadar çıldın, ne kadar gerçeklerden uzak olurlarsa olsunlar bizi canlı tutan, kan dolaşımımızı sağlayan, dünyayı ayaklarımızın altında döndüren düşlerimiz...düşlerimiz olmaksızın birer ölüyüz bizler, ya da yeni aldıkları BMW'lerinden başka seyredecek yıldızları bulunmayan hayal fukarası Kuzen Petter'ler gibi ortalıkta dolaşmaya mahkum... Tanrı beni onun kadar yoksul, onun kadar kronik ölümcül hasta olmaktan esirgesin! Tilki Johenssen'i yaşatan illüzyonlardan, ütopyalardan versin, tropik kumsallarda bekleyen kadınların, rengarenk balıkların, mercanadacıkların kuytularında oynaştığı mavi lagünlerin düşünü bağışlasın!"


ingvar ambjörnsen-beyaz zenciler

11 Aralık 2009 Cuma

reyyan diyor ki;




















ben:ob-la-di,ob-la-da ne ki lan ?
reyyan:honki ponki torino gibi bişey işte.

olmadı rahmi.

rahmi'yi bilirsiniz. hani şu herşeyi tersten söyleyebilen üstün zekalı genç.
geçen gün şöyle bişey oldu;

x:rahmi şu montun cebinde selpak var verir misin?
rahmi:hangisi?
x:şu soldaki parka.
rahmi:ben gomünüst montuna dokhunmam!

meğer bizim rahmi;
şekilci bir dingilmiş.

9 Aralık 2009 Çarşamba

yani.

şu an hissettiklerimi bir kavanozun içine koyabilmeyi
bir yıl sonra kavanozun kapağını açıp koklayabilmeyi isterdim.
çünkü insan gerçekten
kendini bile
anlayamıyor bazen.

6 Aralık 2009 Pazar

ergençin başına gelir.

ergenlik 3'e ayrlır.
1-yeni ergen
en fenası budur. 16 yaş sendromu yeni ergenliğin sonlarına denk gelir ve çok korkunçtur. allahım gerçekten çok korkunçtur! bu dönemde yapılan şeylerden 1-2 sene sonra utanılarak bahsedilir. saç kesimi olsun, yazılan melankolik yazılar olsun,giyim tarzları olsun, efendime söyliyim dinlenen müzikler olsun. mesela ben 15 yaşımdayken çilekeş konserine gidip aklımı çıldırmıştım. en önden izleyip "ALİİİİĞ. ALİİİİĞĞĞĞĞ. ALİİİĞĞĞ!" diye haykırmıştım. çok utanıyorum lan. elimden hiç birşey gelmiyor ve hiç bir çarem yok. karanlık bu sokaklarda sesimi duyan Y.O.K. ayrıca size bişey diyim mi? sevmek yetmiyor.

2-orta ergen
orta ergen iyidir. artık hafiften oturmaya başlamışsındır. bu da 17-18 yaş kısmısıdır ki şuan orta ergenim ben. REŞİTİM DE AYIPTIR DEMESİ. bu dönemde genellikle dünyayı değiştirme hayalleri kurulur. sonra tabi ki dünyayı dolaşma hayalleri. sonra lise bitmiştir ve "ah şu liseliler"li cümleler birbirini izler sanki 10 sene önce mezun olunmuşçasına. dinlenilen müzikler eğer şanslıysanız harikalaşır. okuduğunuz kitaplar w.c. andrews'in çatı serisinden chuck palahniuklara, charles bukowskilere döner,şanslıysanız. kıyafetlerde seçilen renkler kırmızı-siyah'tan pembeye turuncuya sarıya döner ki bu da şanslıysanız olur. 25 yaşında emo yok mu ? VAR LAN. ÇOK HASSASIM BU KONUDA. KENDİMİKESİCEM! kesicem. kendimi.

3-son ergen
bu kısmı tam bilemiyorum. ergenlik 23 yaşına kadar devam eden çılgın bir süreç ya, bu da son 2 seneyi falan kapsıyor heralde. bu kısmı 5 sene sonra yazarım. hatırlatın 5 sene sonra.

bu yazıyı da niye yazdım bilmiyorum.
çok sıkılıyorum ben.
gogıla ergen yazıp görsellerde arattım. belki ergen fotoğrafı bulurum diye. ne biliyim mesela yatağında ağlayan bir kız falan. anladım ki en büyük ergen gülben ergenmiş.

4 Aralık 2009 Cuma

düzen bizi düzüyor.

sen düzenden kaçmaya çalışırsın
düzen seni yutmaya çalışır.
ve her seferinde kazananın düzen olacağını bilmek
otobüste müzik çalarının şarjı bittiğinde hissettiklerine eş değerdir.