21 Nisan 2009 Salı

"saçım uzun aklımdan sana ne?" miydi neydi o?


bugün 2 hafta sonra yeniden okula gittim.formamı son kez giydim.fatma keklik kişisinin roman sınavına girdim,bişeyler karalayıp çıktım zira 0 bile alsam karneme 45 geleceği için şansımı zorlamak istemedim.sınav esnasında fatma keklik sıra aralarında gezerken -tık-tık-tık- 4 senem gözlerimin önünden geçti.hızlı,hızlı.sonra zil çaldı.bu zil,"lise bitti!!!" ziliydi.okulun zili de yesterday'in ateri müziği tadında olanı ayıptır demesi.-ayıpsa deme yiğenim.
sonra vedalaştık.azcık ağladım,format gereği.
sonra hüseyin kişisi reşit olduğu ve ehliyeti olduğu ve babası arabayı verdiği ve okula arabayla geldiği için bizi bahçeliye götürdü.limanlı bahçe denen yerde yemek yiyip tabu oynadık.tüm bunlar olurken ben hiç bir bok hissetmiyordum.sonra 30 yaşlarında bi adamla 20 yaşlarında bi kız geldi ve yiyişmek eylemini gerçekleştirdiler.gözümün önüne bir arkadaşım geldi,üzüldüm.
sonra hüseyin kişisi bizi kızılaya bıraktı.dersaneye gittim.derse daha 2 saat olması ve yorgun olmam sebebiyle uyudum.uyandığımda başım ağrıyordu.
ders analitikti,çemberin analitiğini bitirdik gibi bişey oldu.başım hala ağrıyordu.
son ders tarihti.hiç bişey yazmadım.aklıma ilkokul öğretmenimin sözleri geldi;
"bir akıllı sen misin?"
bilmem,belki de.

20 Nisan 2009 Pazartesi

a-ferin bana.


yarın fatma keklik küçük ağa ve kilit romanlarından sınav yapacak.
girmeyen geçemeyecek.
"dünya fatma keklik'ten bir dönemde 50'nin altına inmeme,son sınavdan da 78 alabilme şampiyonu" olarak,acaba roman sözlüsüne girmesem mi?
---
bugün bilindiği üzere nezleyim ve annem 5 tl verip eczaneden a-ferin adlı ilacı almaya gönderdi beni.çukurambar'da yeni olmam ve durak hariç hiç bir yere gitmemem sebebiyle eczaneyi bulurken zorlandım.yürüyüş yapan bi teyzeye "buralarda eczane var mı?" dedim.o da "şurda sağlık ocağı var onun yanında var,bir de şu tarafta,sola dönünce var,sonra ilerde yolun sonunda var,bi de diğer tarafta marketin orda var.sen nerde oturuyosun?" dedi.birden polislerden kaçarken yolunu kaybeden,astımı tutan ve yana yana eczane arayan bi çılgın gibi hissettim ve heycanlanıp "şeyde ıı arkada,durağın ee caminin orda" dedim.teyzenin pek skinde değildi,lafın gelişi sormuştu belki de (belki de?).2 adım daha gitseymişim eczaneler sokağında olacakmşım meğer.boşu boşuna atraksiyon yaşayışlarıma pek gülüyorum.
---
bugün sıkıldım,leon'u tekrar izledim.ben şu hayatta bi mathilda olamayışıma yanarım ulan!
filmi izlememiş olan ablam,leon'un mathilda'ya pim numarasını öğretirkenki kısmını izledi.içeri gitti,filmin sonunda tekrar geldi.leon filmin sonunda "this is from mathilda" diyip pim'i çılgınsalın eline verirken "o babası mıymış?" diyen ablamın eline pim tutuşturasım geldi.
---
galiba cips sevmiyorum.
---
esen kalın.

sümük.


 sevgili bugün kütüphanede yanımda oturan kız;
 evden çıkarken "oo resmen bu yıl hiç hasta olmadım lan,vitaminlerden kanımca" dedim.sonra kütüphanede 27 numaraya oturdum.mutlak değer çözerken burnum akmaya başladı.sen bu sırada integral çalışmaktaydın.burnumu çekeyim dedim,baktım olmuyor,aşağı inip mendil aldım.burnumu sildim.geçti gibiydi.sonra paragraf çözmeye başladım.burnum yeniden akmaya başladığında sen hala integral çalışıyordun.kalkıp tuvalete gittim.burnumu sildim.geri kalanını içime çektim.tuzluydu.bu sümükler,nezle sümükleriydi ama inanmak istemedim.tekrar oturdum.sen fizik çözmeye başlamıştın.muhtemelen "kıza bak ulan 2 dk oturamadı,okumaz bu" tadında şeyler geçiriyordun içinden.neyse,bu sırada burnum akmaya devam ediyordu.ha çekmiyor muydum?tabiki çekiyordum.gönül isterdi ki horultulu bi şekilde çekeyim rahatlayayım ama kütüphanede burun çekilmez.mi.?.
 acıktığımı farkedip kantine indim.bi karışık tost bi nescafe aldım.kulaklıklarımı taktım."i wanna hold your hand" çalarken yukarda önümün 2 yanında oturan dikkati benimki gibi dağınık genç ve iki arkadaşı karşı masaya oturdular.
 tekrar yukarı çıktığımda oturmadan bi burnumu çekeyim diye düşünüp tuvalete gittim.burnumu çektim.sümkürdüm.çektim.sümkürdüm.evet.kimse yoğudu tuvalette.
 yerime oturduğumda türev çalışmaya başladım,sen hala fizik çözüyordun.şişman bir gencin telefonu çaldı,kıpkırmızı oldu,koşarak salonu terk etti.sanki 3 saattir burnunu çekip çekip,yerinden kalkıp kalkıp çevreye rahatsızlık veren ben değilmişim gibi telefon sesini duyunca yüzümü "ay oha ya kütüphane burası" anlamına gelen hallere soktum.rahatsız olmamıştım sesten,rol yapmıştım.nedenini bilmiyorum.
 ben türev çözerken sen fizik çalışıyordun ve burnum akmaya devam ediyordu.ben çektikçe sanki sen "offjkjdkfdfdkf" diyordun içinden.tekrar çıktığımda salondaki herkes bana bakıyor gibiydi.tuvalete gittim,kapıları kapattım.tüm gücümle burnumu çektim.burun deliklerim içe doğru kıvrılıp ters katlanana kadar çektim.katlanmadı,o ayrı.bu sefer geçmiş gibiydi.evet,burnum kuruydu,akmıyordu lan!çılgınlar gibi sevindim.senin yanına gelip "geçti,bebeğim geçti,artık sümük yok,geçti tatlım" demeyi bile düşündüm.salona girdim,oturdum.tam asimptot sorusu çözecektim ki burnumda onu hissettim.geri gelmişti.birden senden gelen "gıuıırrrvvv" sesini duydum.evet,karnın gurulduyordu!sessiz olunması gereken ortamda başa gelebilecek tırt olaylar silsilesi ikimizi bulmuştu.sanki karnını özellikle guruldatıp bana "üzülme,olur böyle şeyler" diyordun.ben sümüklerimi,sen mideni konuşturuyordun ve çok iyi anlaşıyorduk.
 saat bir buçuğa gelirken,mendil paketim bitmiş,tuzlu sıvıyı içime çekmekten midem bulanmaya başlamıştı.kitabı defteri kapatıp kızaran şişman çocuk kadar olmasa da hızlı adımlarla salonu terk ettim.
 bu yazıyı bana katlandığın ve karnını guruldatarak destek olduğundan sana teşekkür etmek için yazdım.hadi kal sağlıcakla,artık her kimsen(:
 son olarak;sümükleriyle burnunda baloncuk oluşturan insan kadar rezil ama bir o kadar da eğlenceli bir şey var mı be?

19 Nisan 2009 Pazar

şizofrenik avurtgan 2

+hey jude!
-hı
+bugün erkencisin,al kurabiye ye
-hee,sağol.
+nasılsın,eyisin?
-sayende pek iyi değiliz.
+hiç sorma be jude.boku çıktı gençliğimin en hoş yılının,aah...
-farkındayım,ama üzülme fazla,az kaldı zira.
+la get!
-o zaman benimle gel,hadin!
+nereye?
-bilinçaltının dıdısının dıdısına!
+wtf ulan?
-hadi çabuk ol!
+tamam,hey,bura nere?he?aaa!turuncu lan bura!ve sarı,mor,ve pembe,kırmızı,mavi!oha!britney'nin gençliği değil mi o?aa,süper,vallahi de o ayol!hehhehhehe
-dur,daha bu ne ki?
 yürüdüler...garip,geometrik şekilli,alengirli yerlerden geçerlerken etrafta kimler yoktu ki?okul müdürünün çıplak hali,402 nolu sınıfın çocuklarından jessie mccoy...ilerledikçe ortamın kokusu değişmeye başladı ve fonda rhcp'den funky monks çalarken aptal çocukla kendisinin birlikteykenki halleri dolanmaya başladı çevrede.aptal çocukla eğlenirlerken,aptal çocukla öpüşürlerken,aptal çocukla tartışırlarkenki halleri yanıp sönerek etrafta cirit atıyordu.
+jude,çıkalım burdan.
-ilerle,ilerle,heh,şu kapıdan gir.
+ahanda!janis joplin!!!
 janis joplin "a woman left lonely" söylüyordu,çılgın kalabalığın karşısında
 --çılgın kalabalığa bir göz atalım--
hillel slovak         
heath ledger (joker halisi)     
mehmet ali birand
bakkal hüseyin    
alpaslan amca                          
björk
hemingway           
recaizade mahmut ekrem     
II.Mahmut
michael balzary   
marla singer                             
homer simpson
reyyan                 
yoko ono                                   
muhsin yazıcıoğlu
süleyman abi       
ayça hoca                                  
thom yorke
kel britney           
fırat                                            
ernesto che guevara
tyler durden        
arto                                            
tuğba
arka sıradakiler   
rihanna   
sena                                  
willie wonka
saddam hüseyin  
anthony kiedis                         
aptal çocuk ve kadir
john nash              
w.c. andrews                            
chuck palahniuk
V                            
emma goldman                        
donnie darko...
..............................................................................................................................
-bilinçaltında konser veren janis joplin'in karşısındaki çılgın kalabalıktan tanıdık simaların bazıları bunlardı.evet.medya gençleri etkiliyor anacım._
-bilge.
+hı?
-bi ara psikoloğa git,temizlesin şurayı.
+doğru diyon ciğerim.?.?.(gördükleri karşısında adeta şoke olmak,ağzı açık kalmak.)

havadandır.


boğuluyorum.
çünkü çok sıkıldım ve çok yoruldum.
çünkü çevremdekiler aptallıklarını yarıştırırken bile hile yapıyorlar.
çünkü korku bedenimi ele geçirmiş durumda.
çünkü babamın inançları beni ürkütüyor.
çünkü özlüyorum.
çünkü kanatlarım yok ve uçamıyorum.
çünkü elimden bir şey gelmiyor.
çünkü jude adında bir oğlum yok.
çünkü çilek tarlaları çok uzak.
boğuluyorum.
çünkü aslında suyun kaldırma kuvveti yokmuş,mesela...

18 Nisan 2009 Cumartesi

çok küfredesi gelmek,edememek.zira kütüphanede küfredilmez.mi.?


ben büyürken,o küçülüyor
ben değişirken,ankara aynı
ben gülerken,onlar ağlıyorlar
ben yerken,o sıçıyor
ben doyarken,o acıkıyor
ben çalışırken,o yatıyor
ben koşarken,kaplumbağam yürüyor,yaşıyorsa...
ben saçmalarken,reyyan olgunlaşıyor
ben delirirken,babam inanıyor
ben konuşurken,annem susuyor
ben inanmazken,tanrı çıldırıyor
ben dağıtırken,sistem toparlıyor
ben koşarken,duvar örülüyor
ben dururken,rüzgar itiyor
ben okurken,kitap tahrik oluyor
ben dolaşırken,konur 'dalaşıyor'
ben dinlerken,ezan duyulmuyor
ben küfrederken,o duymuyor
ben kırılırken,o birleşiyor...
tamam.
o zaman şöyle yapalım;
ben güleyim.
siz siktirin.

17 Nisan 2009 Cuma


 çocuk;çilek tabağına saldırıp,çilekleri avuçlayıp mıncıkladı.minik parmaklarının arasından fışkıran çileklerin etrafa bulaşmasını zevkle izledi.bunları yaparken bir yandan da çığlıklar attı.çok eğlendi.çıldırdı.elinden çilekler alınınca deliler gibi ağladı.peki bunları neden yaptı?
 "strawberry fields forever"çünkü.